Kategori arşivi: adli tip

Dijital Ortamda İnsan Yüzlerindeki Yaşa Bağlı Değişimlerin Metrik Olarak İncelenmesi (Doktora Tez)

ÖZET
Bu çalışmada, yaşla birlikte insan yüzünde meydana gelen değişiklikleri saptayabilmek
amacıyla yüz ve özellikle kulak bölgesinden alınan ölçümler iki cinsiyet açısından da
değerlendirildi. Ardından elde edilen veriler doğrultusunda ne doğrulukta yaş tahmini
yapılabileceği hesaplandı.
Araştırmada 369 katılımcının ön ve yan yüz fotoğrafları kullanıldı. Bu fotoğraflar
üzerinde ImageJ programıyla bir takım ölçüler alındı. Alan hesaplamaları ve vücut kitle
indeksi (VKİ) ile birlikte toplam 19 antropometrik noktadan elde edilen doğrusal mesafeler de katılıp hesaplanarak değerlendirildi. Ardından elde edilen veriler SPSS 20.0 (Statistical Package for the Social Sciences) programına kaydedildi ve analiz yapıldı. Kişilerin VKİ değerlerinin sonuca etkisine bakıldı. Farklı yaş gruplarında farklı durumlar izlenmekle birlikte genel olarak iki cinsiyette de kulak ölçülerinin -özellikle kulak alanının- yaşla birlikte arttığı; 40’lı yaşların sonlarından itibaren yüz genişlik ölçülerinin azaldığı; yüz dikey ölçülerinin genç yaş gruplarında artarken, yaş ilerledikçe azaldığı gözlendi. Lineer regresyon analizi sonucu elde edilen modellere göre, kadınlarda VKİ dahil edilmediğinde %59, VKİ dahil edildiğinde %79 oranla; erkeklerde VKİ dahil edilmediğinde %64, VKİ dahil edildiğinde %65 oranla doğru yaş tahmini yapılabileceği
gözlendi.

Bu tez İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi (BAP) tarafından
desteklenmiştir. Proje no: 51199

ABSTRACT
In this study, measurements of face and especially ear area were assessed in terms of
both genders in order to determine human face changes with age. Then in conjunction with the obtained data to see how accurate the age estimation can be calculated.
369 participants’ front and side photos were used in this research. Some measurements were taken on these photos with the ImageJ program. BMI and area calculation, and linear distances, which obtained from 19 anthropometric landmarks, were calculated. Afterwards the obtained data was recorded in SPSS 20.0 (Statistical Package for the Social Sciences) and analyzed. Effect of BMI values were also examined. However different situations observed in different age groups, in general in the both genders, the size of the ear -especially ear area- increased, face widths from the end of 40’s decreased. Vertical extent of the face increased in younger age groups but gradually decreased
during the age progress. According to the model obtained from the result of linear regression analysis, it is observed that the age estimation accuracy rate without BMI effect was 59%, 79% while BMI included for woman, and without BMI effect was 64%, 64% while BMI included for men.
This work was supported by Scientific Research Project Coordination Unit of Istanbul
University. Project number: 51199

Tez Danışmanı: Doç. Dr. Gökhan ERSOY

Tezin tamamı için: https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezSorguSonucYeni.jsp

Olay Yeri Biyolojik Örneklerinden Suçlu Yaşı Tahmini

Doç. Dr. Beytullah KARADAYI
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı
Dr. Öğr. Üyesi Şükriye KARADAYI
Altınbaş Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Myo
Dr. Öğr. Üyesi Nurdan SEZGİN
İstanbul Aydın Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri MYO
Özet
Olay yerindeki biyolojik deliller kullanılarak suçluların yaşının tahmini adli soruşturmalar için oldukça önemlidir. Bu amaç doğrultusunda olay yeri adli biyolojik örneklerinden kişinin yaş tahmini için henüz rutin uygulamalara girmiş bir metot bulunmamaktadır. Moleküler genetik gelişmelerle birlikte, adli vaka çözümünde, bilinmeyen bir DNA kaynağından saç, göz ve cilt rengi ile coğrafi alt yapısının tespitini sağlayan SNP analizleri zamanla kullanılmaya başlanmıştır. Aynı şekilde epigenetik mekanizmalar üzerinde gerçekleştirilen son çalışmalar DNA metilasyon düzeylerinin adli amaçlı yaş tahmini için vaka çözümünde kullanılabileceğini göstermiştir. Bu konu üzerinde çalışan araştırıcılar yaşlanma ile insan genomunda bulunan yaş ile ilişkili spesifik metilasyon bölgelerini keşfetmişlerdir. Bu kapsamda son on yılda adli bilimler uzmanlarının yaş ile ilişkili DNA metilasyon işaretlerine olan ilgisinin hızla büyüdüğü görülmektedir. Farklı metodolojik yaklaşımlar ile bugüne kadar test edilen DNA metilasyon belirteçleri (CpG siteleri) kullanılarak biyolojik örneklerden ± 3–4 yaş tahmin doğruluğunda sonuçlar elde edilmiştir. Böylelikle adli bilimler alanında genetik ve epigenetik çalışmaların ilerlemesi ile kanıt örneklerin DNA’sından fenotipik özellikler belli hata oranları ile tahmin edilmeye başlanmıştır. Son yıllarda adli bilimlerde yaş tahmini için; DNA metilasyon düzeyleri ile biyolojik yaş arasındaki doğrusal korelasyon bulunan yeni çoklu CpG bölgelerinin keşfi ve analizi ile yaş tahminlerindeki hata oranları daha da düşme eğilimindedir. Bu çalışmada bu alandaki son gelişmelerin ortaya konulması ve epigenetik temelli gerçekleştirilen yaş tahminlerinin adli amaçlı kullanımının değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Yaş Tahmini, Kimliklendirme, DNA, Epigenetik Mekanizmalar.

Criminal’s Age Estimation from Biological Samples in the Crime Scene
Abstract
The estimation of criminal’s age using by biological events at the crime scene is very important for forensic investigations. For this purpose, there is no method that has yet to be routinely applied to the age estimation from biological samples at the crime scene. Along with molecular genetic developments, SNP analysis has been started to use in the forensic case to determination of the geographic infrastructure and, hair, eye and skin color. On the same way, recent studies on epigenetic mechanisms have shown that DNA methylation levels can be used in case resolution for forensic age estimation. Researchers working on this topic have discovered that age-related specific methylation sites in the human genome with aging. In this context, in the last decades it has seen observed that forensic science experts have grown rapidly in relation to age-related DNA methylation markers. Results obtained from biological samples ±3-4 age prediction accuracy using DNA methylation markers (CpG sites) tested so far with different methodological approaches. Thus, the advancement of genetic and epigenetic studies in the field of forensic sciences phenotypic features from the DNA of evidence samples are estimated with a few error rates. In recent years for forensic science, error rates in age estimates are further reduced with detection and analysis of new multiple CpG regions with linear correlation between DNA methylation levels and biological age. In this study,
it is aimed to evaluate the recent developments in this field and to evaluate the use of epigenetic based age estimates for forensic purposes.
Keywords: Age Estimation, Identification, DNA, Epigenetic Mechanisms.

ADLİ AMAÇLARLA BİYOMETRİK YÜZ PROFİLİ FOTOĞRAFLARINDAN CİNSİYET TAHMİNİ

Nurdan SEZGİN1, Şükriye KARADAYI2, Beytullah KARADAYI3

1 Aydın Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, Küçükçekmece, İstanbul

2 Altınbaş Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, Bakırköy, İstanbul

3 İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı, Fatih, İstanbul

 

Giriş ve Amaç: Adli olgularda kişilerin kimliklendirilmesi gereken durumlarda cinsiyet tahmini önemli bir parametredir. Özellikle kişilerin yüz profil görüntülerinin bulunduğu bazı olgularda kişilerin cinsiyeti şüpheli kalabilmektedir. Biyometrik fotoğraflar, standartları ICAO tarafından belirlenmiş olan ve buna uygun makinelerde okunup dijital olarak kayıt altına alınan, seyahat belgelerinde kullanılan, en az 600dpi olacak şekilde yüksek kaliteli, belli ölçüleri ve özellikleri olan vesikalık fotoğraf türüdür. Bu çalışmada biometrik fotoğraf kriterlerine uygun olarak çekilmiş profil yüz fotoğraflarından bir Türk popülasyonunda cinsiyet tahminine yönelik antropometrik verilerin ortaya konulması amaçlanmıştır.

Materyal ve Metod: Bu çalışmada 118 kadın, 132 erkek olmak üzere toplam 250 gönüllünün biometrik yüz profil fotoğrafları kullanıldı. Fotoğraflar ortalama 1 metre mesafeden, önden düz ışıklandırma yapılarak Nikon D5100 fotoğraf makinesi kullanılarak çekildi. Fotoğraflar üzerinde 20 değişkene ait metrik ölçümlerin alınmasında ImageJ 1.50i programı kullanıldı. İstatistiksel değerlendirmeler tanımlayıcı istatistik ve diskriminant analiz testi kullanılarak gerçekleştirildi.

Bulgular: Cinsiyet ayrımı için 20 değişken arasında en yüksek doğruluk oranı % 71.6 ile kulak üzerindeki Tragus- Otobasion Süperius arasındaki ölçüm ile elde edildi. Tüm değişkenlerin dahil edildiği diskriminant fonksiyon analizinde ise cinsiyetin % 73.6 oranında doğru tespit edilebildiği saptandı.

Tartışma ve Sonuç: Profil yüz fotoğrafları üzerinden elde edilen metrik ölçümlerin cinsiyet ayrımı için kullanılabileceği değerlendirildi.

Anahtar Kelimeler: Cinsiyet tahmini, Biyometrik fotoğraf, Diskiriminant analizi, Antropometrik ölçüm.

Gender Estimation From Biometric Face Profile Photos For Forensic Purposes
Abstract
Introduction and Purpose: Gender estimation is an important parameter in forensic cases that people should be identified. Gender estimation could be difficult especially in some cases with facial profile images of persons. Biometric photos is a kind of passport photographs which standards set by ICAO, read with suitable machines and digitally recorded, used in travel documents, high quality with at least 600dpi, having specific dimensions and characteristics. In this study, it is aimed to put forward anthropometric data for gender estimation in Turkish population from facial profile photos taken in accordance with biometric photo criteria.
Materials and Methods: In this study, biometric face profile photographs of 250 volunteers (118 female and 132 male) were used. Photographs taken at an average distance of 1 meter and straight lighting in front with Nikon D5100. ImageJ 1.50i program was used for taking metric measurements of 20 variables on photos. Statistical  evaluations were performed using descriptive statistics and discriminant analysis. Results: The highest accuracy rate in 20 variables for gender discrimination is 71.6%, which obtained from the measurement of the Tragus-Otobasion superius on the ear. In the discriminant function analysis where all variables are included that 73.6% of gender can be detected correctly.
Discussion and Conclusion: It was evaluated that metric measurements obtained from profile face photographs could be used for gender discrimination.
Keywords: Gender Estimation, Biometric Photograph, Discriminant Analysis, Anthropometric Measurements.

Beyan Edilen Boy ve Kilo Verilerinin Güvenilirliği ve Adli Açıdan Önemi

Assist. Prof. Dr. Nurdan Sezgin – Assoc. Prof. Dr. Beytullah Karadayı – Assist. Prof. Dr. Şükriye Karadayı

ÖZET

Kişilere ait boy ve kilo bilgileri bazı meslek gruplarına kabul için kullanılabildiği gibi, özellikle adli bilimlerde kimliklendirme çalışmalarında büyük öneme sahiptir. Boy uzunluğu ve kilo kişiler arasında çeşitlilik gösterdiğinden insanlar arasında ayrım sağlanmasında kullanılan iki önemli parametredir. Kimliği belirsiz cesetlerin kayıp kişiler arasından kimliklendirilmesi ve pek çok kriminal olayda kamera kayıtlarının kimliklendirme amaçlı karşılaştırılması gibi durumlarda kişinin daha önce beyan ettikleri boy ve kilo bilgilerinin doğru şekilde elde edilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, kişilerin kendi boy ve kiloları ile ilgili verdikleri bilgi ile gerçek ölçüm değerleri arasında tutarlılık olup olmadığının ortaya konulmasıdır. Araştırma için 93 kadın ve 106 erkek gönüllü katılımcının boy ve kilo ölçümleri kullanıldı. Çalışma kapsamında elde edilen veriler SPSS 17 programı yardımı ile tanımlayıcı istatistik ve paired T testi ile analiz edildi. Erkeklerde ölçülen boy ile beyan edilen boy uzunluğu ortalamaları arasında 0,17 cm, kilo ortalamaları arasında 0,06 kg fark bulundu. Kadınlarda ise ölçülen ve beyan edilen boy uzunlukları ortalamaları arasında 0,51 cm ve kilo ortalamaları arasında 0,73 kg fark olduğu görüldü. Sonuç olarak her iki cinsiyette de boy uzunluğunun olduğundan fazla, kilonun ise olduğundan az söylendiği saptandı. Fakat bu farklar erkeklerde istatistiksel açıdan anlamlı bulunmazken, kadınlarda her iki parametre açısından istatistiksel olarak anlamlı fark (P<0,01) olduğu gözlendi.

Anahtar Kelimeler: Adli Bilimler, Kimliklendirme, Boy Ölçümleri, Kilo Ölçümleri.

The Reliability of the Declared Height and Weight Data and its
Importance in Terms of Forensic Sciences

ABSTRACT

The aim of this research is to determine whether there is consistency between person’s height and weight measurements and declared height and weight data. Such height and weight information of individuals can be used for admission to some occupational groups, it has a great importance in the identification, especially in forensic science. Height and weight are the two important parameters that are used in maintaining a distinction between people because these diversities are observed among individuals. It is important to obtain the accurate information about a person’s real and declared height and weight data in cases such as identification of missing persons through unidentified bodies and comparison video records in many of the criminal cases for identification. In this research, we used height and weight measurements of 93 women and 196 men volunteers. The data obtained under this study is evaluated in SPSS 17 statistical program with descriptive statistics, graphical analysis and Paired t test. It is found that the mean difference between measured and declared height data in men is 0,17 cm, mean weight difference is 0,06 kg. In women, it was observed that the
mean difference between measured and declared height data are 0,51 cm and weight mean difference is 0,73. Consequently, in both genders, height is declared more and weight is less than the real data. It is observed that these differences are not statistically significant in man but significant in woman for both parameters (p<0,01).

Keywords: Forensic science, identification, height measurement, weight measurement

GÖRGÜ TANIKLIĞINDA PROFİL YÜZ FOTOĞRAFLARINDAN YAŞ TAHMİNİ

Nurdan Sezgin1, Şükriye Karadayı2, Beytullah Karadayı3

1 İstanbul Aydın Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, Beşyol, İstanbul, Türkiye
2 Altınbaş Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, Bakırköy, İstanbul, Türkiye
3 İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Fatih, İstanbul, Türkiye

Özet

Görgü tanıklarının adli bir olayın ardından verdikleri ifade soruşturma açısından büyük önem taşımaktadır. Bu aşamada şüpheli veya mağdurun yaşının doğru tahmin edilmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, görgü tanıklarının kişinin yüzünü profilden görmesi ya da güvenlik kameralarının görüntüyü farklı açılardan yakalaması durumlarında kişinin yaşının ne ölçüde doğru tahmin edilebileceğinin belirlenmesidir. Bu kapsamda, 10-70 yaş arasında, 36 kadın ve 36 erkek, toplam 72 gönüllünün yüz profil fotoğrafları 3 erkek ve 3 kadın, toplam 6 gözlemciye gösterildi. Gözlemciler kişilerin yaş tahminlerini gözlemci formuna kaydetti ve toplanan veriler SPSS istatistik programı yardımı ile tanımlayıcı istatistik ve grafik analizi kullanılarak değerlendirildi. Çalışmamızda yüz profil fotoğrafları kullanılan katılımcıların gerçek yaşları ile gözlemcilerin tahmin ettikleri yaş arasındaki farkların mutlak fark ortalamaları alındığında, tüm gözlemcilerin yaptıkları tahminlerin gerçek yaştan mutlak sapma ortalaması 4,41 yıl olarak bulundu. Bu hata oranlarının daha önce kişilerin ön yüz fotoğrafları kullanılarak yapılan çalışmalardaki hata oranlarına göre beklendiği üzere daha yüksek olduğu görülmüştür.

Anahtar kelimeler: Yaş tahmini, Görgü tanıklığı, Profil yüz görüntüsü

 

GÖRGÜ TANIKLIĞINDA YAŞ TAHMİNİNİN GÜVENİLİRLİĞİ

Öz

Adli olaylarda görgü tanıklarına sorulan en önemli sorulardan biri failin yaşıdır. Görgü tanıklarının tanık oldukları olaya karışan kişilerin yaşlarını hangi doğrulukta tahmin ettikleri, şüphelilerin soruşturulmasında kolluk kuvvetlerinin hedef daraltması açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı, çocuk ya da yaşlı olmayan ve herhangi bir hafıza problemi bulunmayan görgü tanıklarının yaşla ilgili yaptıkları tahminlerin güvenilirlik oranlarını ölçmektir. Çalışma kapsamında 10-70 yaş arası, 36 kadın ve 36 erkek olmak üzere toplam 72 gönüllüye ait aynı standartlarda çekilmiş fotoğraflar üzerindeki değerlendirmeler 3’ü kadın, 3’ü erkek olmak üzere 6 kişi tarafından gerçekleştirildi. Elde edilen veriler istatistik paket programları aracılığıyla tanımlayıcı istatistik ve grafik analizi ile değerlendirildi. Gözlemcilerin deneklerin yaşını yaklaşık %85’lik doğruluk oranıyla ±5 yaş aralığında, %99 doğruluk oranıyla ±10 yaş aralığında tahmin edebildikleri gözlendi. Sonuç olarak; bir görgü tanığının verdiği ifadelerdeki bilgilerin güvenilirliğini ve gerçekten sapma oranlarını etkileyen pek çok parametre bulunmasına karşın, bu çalışma kapsamında elde edilen bilgiler kolluk kuvvetlerine şüphelilerin yakalanması çalışmalarında hedef daraltılması aşamasında katkı verebilir.

Anahtar Kelimeler: Görgü tanıklığı, yaş tahmini, güvenilirlik, görsel hafıza

Abstract

One of the most important questions asked the eyewitness in criminal cases is the age of the perpetrator. Accurately estimating the age of the person involved in the incident who’s seen by the eyewitness is important in terms of reducement of the number of suspects by law enforcement during the investigation. The purpose of this study is to evaluate the reliability of the age-related predictions of the eyewitness, who is not a child or elder one and does not have any memory problem. In this study, photos of 36 female and 36 male volunteers between the age 10- 70, taken under the same standards, have been evaluated by 3 female and 3 male observers. The obtained data has been calculated with descriptive statistics and graphical analysis through statistical package programs. It has seen that observers’ accuracy rates for predicting ages of the volunteers were between approximately 85% for ± 5 years and 99% for ± 10 years. The information obtained in the scope of this study can contribute in terms of reducing the number of suspects to law enforcement during the investigation although there are many parameters that affect the testimony of an eyewitness’ reliability and ratios of deviation from the truth.

Key Words: Eyewitness, age estimation, reliability, visual memory

 

Not: Yayınlandığı derginin basımında bir takım hatalar bulunmaktadır. Konuyla ilgili editörle iletişime geçildi.

Tamamı için:

http://e-dergi.atauni.edu.tr/ataunisosbd/article/view/5000213382/5000182547